CENAZEDE AĞLAYANLAR DERNEĞİ


Açıklama: Niye yalan söyleyeyim?.. İlk defa böyle bir şey okudum... İlgimi çekti, okuyucularımla da paylaşma ihtiyacı hissettim.
Kategori: İNEBOLU
Eklenme Tarihi: 20 Temmuz 2018
Geçerli Tarih: 19 Ekim 2018, 01:34
Site: Yeni İnebolu Gazetesi
URL: http://www.inebolugazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=1327


Niye yalan söyleyeyim?..
İlk defa böyle bir şey okudum...
İlgimi çekti, okuyucularımla da paylaşma ihtiyacı hissettim.
Güzel ülkemiz insanlarının girişimci ruhu, kıvrak zekası tavan yapmış...
Karadenizli olmakla övünen Ali Öztürk adlı vatandaş bir dernek kurmuş. Adını da "Cenazede Ağlayanlar Derneği" koymuş.
Kendi anlatımıyla dernek kurma serüvenini şöyle ifade etmiş: "1985 yılıydı. İstanbul'da bir caminin musallasında bir tabut, tabutun başında 10 kişi ağlıyordu. Ama nasıl ağlama.. Kendilerini parçalıyorlar sanki. Yanlarına yaklaştım. İçlerinden birine 'Kardeşim başınız sağolsun, anlaşılan rahmetli çok yakınınız, ama bu kadar aşırı ağlamanız rahmetliye zarar verir, yapmayın, etmeyin, biraz acınızı içinizde yaşayın' diye uyarayım dedim. Şöyle bir cevapla karşılaştım. 'Biz tabutun içindekini tanımıyoruz, parayla ağlıyoruz.' Bir anda beynimde şimşekler çaktı. Cenaze töreni bitiminde orada parayla ağlayan 10 kişiyi kaptım. Derneklerin yeni yeni kurulduğu dönemdi. Ben de 'Cenazede Ağlayanlar Derneği'ni kurdum ve başkanı oldum. Dernek üye sayımız 350'ye kadar çıktı. Yan gelir olarak bu işi yapıyoruz. Derneğimizi arayıp kaç kişi istediklerini söylüyorlar, ona göre cenazeye katılıyoruz. Bir saat tabutun başında, bir saat cenaze evinde ağlıyoruz, kişi başı 1000 TL alıyoruz. Zengin ama çok seveni olmayanlar en iyi müşterilerimiz. Bazı cenazelerde de protokol arasına serpiştirilmiş siyah takım elbiseli ve siyah güneş gözlükleriyle dikkat çekenler yine bizim üyelerimiz. Cenazeye katılan azınlığa 'Rahmetliyi biz yanlış tanımışız, ne kadar iyi biriymiş, bak ne çok ağlayanı var' havası yaratmaya çalışıyoruz."
Gerçekten ilginç değil mi?
İstanbul gibi büyük bir metropolde böyle bir oluşumun varlığının normal olduğunu düşünürken, İnebolu'da cenaze söz konusu olduğunda zengin-fakir ayırt etmeden yürekten hizmet eden Ahmet&Hasan İşeri kardeşleri yazmadan geçemeyeceğim.
Günümüzde sağlığı pek elvermeyen babaları Mehmet İşeri'nin uzun yıllar hemen hemen her cenazeye katılma özelliği, cenaze sahiplerine yol gösterici olması ve yardımda bulunması çocuklarına aynı ölçüde sirayet etmiştir.
Önce Allah'ın rızasını kazanmak sonra güçleri nispetinde topluma faydalı olmak maksadıyla sadece cenazelerin değil, İnebolu'daki hayır işlerinin pek çoğunun kıyısından köşesinden tutan gönüllü çalışanlarıdır.
Ahmet&Hasan İşeri, soyadı gibi sadece işinin eri değil, İnebolu'muzun gönüllü hizmet erleridir.
Pek çoğumuz cenazesi olduğunda ne yapacağını bilemez durumdadır. Acısını yaşarken bir de cenazeyi kaldırma işi başlı başına zor bir olaydır. İşeri kardeşlerin burada devreye girerek yaptığı hizmetlerin kıymetini, ancak bu durumu yaşayanlar bilir. Bu hizmetin değeri parayla pulla ölçülemeyecek kadar anlamlıdır.
Eline Yeni İnebolu Gazetesini alan herkes gibi onlar da bu satırları gazeteden okuyacak, belki de keşke bunları yazmasaydın diyeceklerdir. Çünkü yazılanlardan önceden haberdar edilmemişlerdir.
İnsanların olumlu manada topluma yaptıkları hizmetlerin reklam amacı taşımadığını ve örnek teşkil etmesi gerektiğini düşünerek bu cümlelerin yazıldığını ifade etmekte fayda görüyorum.
Mutlaka nice isimler ilçemizde pek çok hizmete öncü olmuşlar ya da bir kenarından tutmuşlardır. Bu vesile ile hepsini hayırla yad ediyor, hayatta olanlara sağlıklı ve uzun ömürler, vefat edenlere Allah'tan rahmet diliyorum.