EMEP'Lİ GAZETECİYE CEVAP (2)


Açıklama: Valiliğin kestiği 100 küsur bin liralık resmi ilan mahsubunun acısıyla önceki hafta doğrudan şahsımı hedef alıp, "Kaymakamı yaladığımı" söyleyerek hakaret; "Selanı çok sevdiğin müftün verecek" diyerek tehdit; "ilalarını çaldığımı" iddia edip iftirada bulunan Emek Partisi (EMEP) eski İl Başkanı ve İnebolu Postası Yazı İşleri Müdürü Cemal İlyasoğlu ve avaresinin hezeyanlarına belgelerle cevap vermeye devam ediyorum.
Kategori: İNEBOLU
Eklenme Tarihi: 02 Kasım 2018
Geçerli Tarih: 14 Kasım 2018, 23:32
Site: Yeni İnebolu Gazetesi
URL: http://www.inebolugazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=1402


Valiliğin kestiği 100 küsur bin liralık resmi ilan mahsubunun acısıyla önceki hafta doğrudan şahsımı hedef alıp, "Kaymakamı yaladığımı" söyleyerek hakaret; "Selanı çok sevdiğin müftün verecek" diyerek tehdit; "ilalarını çaldığımı" iddia edip iftirada bulunan Emek Partisi (EMEP) eski İl Başkanı ve İnebolu Postası Yazı İşleri Müdürü Cemal İlyasoğlu ve avaresinin hezeyanlarına belgelerle cevap vermeye devam ediyorum.

Bize bilinçli ve kasıtlı olarak uzun süredir yapılan saldırılar karşısında, kavgayı başlatan taraf olmadığımız gibi, hakaret, tehdit ve iftiralara da sarılmadan belgelerle konuşuyoruz.

Emek Partisi (EMEP) eski Kastamonu İl Başkanı ve İnebolu Postası Yazı İşleri Müdürü Cemal İlyasoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şahsıma yönelik hezeyanlarına devam etti; kendisini ve mensubu olduğu partiyi (EMEP) savundu.

İşin içine utanmadan sıkılmadan ailemi de kattı. Bu durumda bize de bu hak doğmuş oldu.

Kendisine, en az 7 yıl yaptığı EMEP İl Başkanlığını neden üstlendiğini ve bununla ilgili daha bir çok soru yönelttim. Bunlara cevap vermek yerine EMEP'in yasal bir parti olduğunu anlatmaya çalışmış.

EMEP'in yasal olması da gerçekleri değiştirmez. Hazine'den bu yıl yaklaşık 80 milyon lira yardım alan HDP'nin terör örgütünün siyasal uzantısı olduğu gerçeğini de değiştirmez.

Seçimlerde HDP'yi destekleyen EMEP ile HDP arasında ne fark vardır? İkisi de aynı kafada değil midir? Bunca yıl EMEP'in İl Başkanlığını yaparken bunları düşünmedin mi? Şimdi çıkmış EMEP'in yasallığına vurgu yapıyorsun.

KABUL ETTİ

Belgeleri ortaya koyunca, HDP'nin işbirlikçisi ve destekçisi EMEP'in İl Başkanlığını en az 7 yıl boyunca yaptığını inkar edemedi, aksine kabul etti. Üstüne üstlük bir de, 1999 yılında EMEP'ten İnebolu Belediye Başkan adayı olduğunu  açıkladı. Böylece EMEP macerasının 10 yılı aşkın olduğu ortaya çıktı.

ABİ-KARDEŞ EMEP ADAYI

18 Nisan 1999 tarihinde hem milletvekilliği, hem de belediye başkanlığı seçimleri yapılırken, Cemal İlyasoğlu EMEP'ten İnebolu Belediye Başkanlığına; abisi ise EMEP 3. sıradan Kastamonu Milletvekilliğine aday olmuş.

EMEP'LE İNEBOLU ŞAHLANACAKMIŞ

Emeğin Partisi (EMEP) 18 Nisan 1999 Pazar günü yapılan yerel seçimde Kastamonu'nun merkez dahil 20 ilçesinde sadece İnebolu'da seçime girdi. İnebolu'da 4 bin 611 geçerli oyun 2 bin 462'sini alan DYP adayı İdris Güleç ikinci kez seçimi kazanırken, EMEP adayı Cemal İlyasoğlu ise sadece 26 oy alabildi.

Şimdi de çıkmış, 26 oy aldığı seçimi kazansaymış projelerle İnebolu'nun şaha kalkacağını söylüyor. Yani EMEP’i savunuyor.

HDP'Lİ FACEBOOK SAYFASINI KİM BEĞENDİ?

EMEP'in seçim ortağı HDP'yi desteklemediklerini söylüyor. Öyleyse, HDP'nin "Halkların Demokratik Sosyal Medyası" sayfasını Facebook'ta kim beğendi? Ben biliyorum da, sen açıkla!

SOSYALİZM MERAKI

EMEP'in resmi internet sayfasında "Dünyanın sosyalizme (kominist rota) ihtiyacı var" başlıklı yazının detayı için tıklayınız:

https://www.emep.org/tr/dunyanin-sosyalizme-ihtiyaci-var/

PKK "BARIŞSEVER"MİŞ

Hürriyet Gazetesi'nin internet sitesinde yer alan bu haberde, EMEP Tunceli İl Başkanı Hüseyin Tunç, PKK terör örgütünü "Barışsever" olarak nitelendirirken, askerimizi bu teröristlere karşı "tank, top ve her türlü kirli savaş yöntemiyle" bastırmakla suçluyor.

(EMEP Tunceli İl Başkanı 2007 yılında bu hain sözleri söylerken, Cemal İlyasoğlu da EMEP Kastamonu İl Başkanı olarak görevini sürdürüyordu.)

Haberin kaynağı:

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/emep-ve-dtp-tuncelideki-operasyonlar-dursun-6348124

PKK MUHATAP ALINMALIYMIŞ

EMEP'li Pertek Belediye Başkanı Kenan Çetin de, 2009 yılında yaptığı açıklamada, çözüm için PKK'nın muhatap alınması gerektiğini söylüyor.

(EMEP'li Pertek Belediye Başkanı bu açıklamasını yaparken, Cemal İlyasoğlu da EMEP Kastamonu İl Başkanı olarak görevini hala sürdürüyordu.

Kaynak:http://www.emekdunyasi.net/ed/siyaset/5955-emep-pkk-muhatap-alinmali

"EMEP SORULARI"NA CEVAP YOK

Önceki yazımda "EMEP Soruları" başlığı altında sıraladığım sorulara cevap alamasam da, yenilerini sormadan edemiyorum...

SEN KİMİN YANCISISIN? BU NE YAMAN ÇELİŞKİ!..

Benim için Murat Demir ve İdris Güleç'in yancısı olduğumu söylemişsin. Ben kimsenin yancısı olmadım ama senin kimin yancısı olduğunu herkes biliyor.

10 yıldan fazla EMEP'in içinde adaylık ve yöneticilik yapan bu arkadaş, İnebolu'da "Milliyetçi" görünümüne neden büründü?

Bir sana, bir de yancısı olduğun tarafa bakınca, "Bu ne yaman çelişki..." dedirtti.

Bunu düşünürken, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin geçen yıl yapılan Anayasa değişikliği referandumundaki "Evet" kararı nedeniyle kendisini çelişkiye düşmekle eleştirenlere karşı söylediği, "PKK'nın, EMEP'in, ÖDP'nin, TKP'nin, elinde ülkücü kanı olan Aydınlıkçıların kuyruğuna takılmak asıl çelişkidir" şeklindeki sözleri aklıma geldi.

Kaynak: https://m.bianet.org/bianet/siyaset/183839-bahceli-asil-celiski-pkk-chp-emep-odp-tkp-nin-kuyruguna-takilmak

TIRNAKLARINLA DEĞİL "YANCI"LIKLA GELDİN

Bulunduğun yere tırnaklarınla geldiğini yazmışsın. Bence bulunduğun yere, "Bu ne yaman çelişki..." dedirten "yancı"lıkla geldin. Senin köhnemiş EMEP'li siyasetinin kale gibi karşısında duran Milliyetçi siyasete sahte "yancılığın" sayesinde nemalandın. (Bunun ayrıntılarını başka bir yazıda tekrar sorgulayacağım.)

SENİN YÜREĞİN VAR MI?

Memleket sorunlarını yazmak yürek ister demişsin. Sen memleketin hangi sorununu "tarafsız ve iyi niyetli" olarak yazdın da çözümüne bir katkı sağladın. Sen "mikserlik" yaparak ilçeyi karıştırmaktan öteye gidemedin. Senin ilçedeki her kurumunu eleştirmeye ve ilçenin her sorununu yazmaya tarafsız olarak yazmaya yüreğin yetiyor mu?(!)

BABAMIN MİRASI

Babamın mirasını yediğimi söylemişsin. Hayırdır; babamın mirasına ortak falan mısın? Ölüm hak miras helal...

Çok merak içindeysen söyleyeyim, babam yüklü bir miras ve hem öğretmenlik, hem gazetecilik mesleğinde senin ağzına yakışmayacak kadar itibarlı ve saygın bir isim bıraktı.

Çok şükür, yerel gazetelerin teknolojiye yenildiği dönemde bu gazeteyi 37 yıldır yaşatıyor ve babamızdan aldığımız bayrağı taşımaya çalışıyoruz.

EŞİMİN GÖREVİ

İl Genel Meclis üyeliğim ve eşimin hastanedeki görevi ile ilgili de yine çuvallamışsın. Sana kılavuzluk yapan "kargalar" seni yanlış bilgilendirmiş.

Bilindiği gibi eşim halen İnebolu Devlet Hastanesi'nde Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü olarak görev yapıyor. Ben 2004-2009 yılları arasında İl Genel Meclis üyeliği yaptım, eşim ise bu göreve 2014 yılında atandı. Yani benim görevimden tam 5 yıl sonra.

Ben sana boşanma meselesini soruyor muyum?

SİZ GİZLİ KAYITLAR YAPIP KUMPAS KURMAYI ÇOK İYİ BİLİRSİNİZ

Benimle çalışan arkadaşımız arkamdan konuşuyormuş, ellerinde ses kayıtları varmış. Siz alışıksınız cep telefonuyla gizli kayıt yapıp insanlara kumpas kurmaya. Allah'a şükür yüzümüzü kızartan bir mazimiz yok. Kimseye çamur ve iftira attığımız da yok. Ben belgelerle konuşuyorum ve aslınız neyse onu söylüyorum.

SİZ KAÇ KİŞİYE EKMEK VERDİNİZ?

37 yıllık bir gazete olarak yanımda sayısız insan çalıştı. Bizde işe başlayıp emekli olanlar da var. Mesleğe bizim gazetemizde başlayıp şimdi Kastamonu'da aynı sektörde (gazete-matbaa) ekmeğini kazanan 6 arkadaşımız var. Peki siz kendi ailenizden başka kaç kişiye ekmek verdiniz?

SIKIŞAN HERKES GİBİ FETÖ İFTİRASINA SARILIYOR

Verecek cevap bulamayan herkes gibi bunlar da çareyi üzerimize FETÖ iftirası atmakta buldu. Diyor ki, sahibi FETÖ'den tutuklanan Kastamonu Anadolu Hastanesi'ne iş yapmışım!

Arada bir Anadolu Hastanesi'nde muayene de oldum. Var mı itirazın?

ŞEHİTLERİMİZE ŞEHİT DEMEYEN EVRENSEL'DE KÖŞE YAZISI

EMEP'in eski Kastamonu İl Başkanı ve İnebolu Postası Yazı İşleri Müdürü Cemal İlyasoğlu'nun EMEP'in yayın organı Evrensel Gazetesi'nde zaman zaman köşe yazıları yazdığı ortaya çıktı.

Şehitlerimize "şehit" demeyen Evrensel Gazetesi, EMEP'in yayın organı olarak biliniyor. Bol bol EMEP haberleri ve propagandası yapan Evrensel Gazetesi, 10 Haziran 2017 tarihli Evrensel Gazetesi'nde Cemal İlyasoğlu'nun yazdığı "İsmet Patron'dan Ders Çıkarmak" adlı köşe yazısına yer verdi.

Gazetenin 7. sayfasında yer bulan yazı, internet sitesinde de yayımlandı.

Sosyalizmi savunan EMEP'in yayın organı olan Evrensel Gazetesi, şehitlerimizle ilgili haberleri yaparken "4 asker öldü", "2 asker hayatını kaybetti" gibi başlıklar kullanıyor.

Bir başka haberde ise, "Erzurum'un Şenkaya ilçesi kırsalında sürdürülen operasyonda yaralanan 1 uzman çavuş ve 3 PKK'li (PeKeKe'li) yaşamını yitirdi" ifadesi dikkat çekiyor.

Yani Evrensel Gazetesi; şehitlerimize "şehit" demezken, PKK'lı teröristlere de "terörist" diyemiyor. Haberi verirken, "1 uzman çavuş şehit oldu. Çatışmada 3 PKK'lı terörist öldürüldü" diyemiyor, "1 uzman çavuş ve 3 PKK'lı yaşamını yitirdi" ifadesini kullanıyor. (Neden acaba? Yoksa EMEP'li bir gazete olduğu için mi?)

Yine Evrensel Gazetesi, 29 Ekim günü çıkan sayısında, bu hafta kutladığımız Cumhuriyet Bayramı ve Atatürk'ten hiç bahsetmiyor; manşette "İşçiler Tutuklu, Hükümet Şovda" başlıklı haberi kullanmayı tercih ediyor.

Şimdi Cemal İlyasoğlu'na sormak isterim:

İstiklal Madalyalı bir ilçede yaşayan bir kişi olarak, Evrensel Gazetesi'nde köşe yazının yer almasını içine sindirebildin mi?

Evrensel Gazetesi kendi kafasından olmayan birisinin köşe yazısına yer verir mi?

Şimdi çıkıp diyeceksin ki, "Evrensel bizim gazeteden alıp yayınlamış!"

Evrensel Gazetesi senin gazeteni neden takip ediyor öyleyse? Şehitlerimize "şehit" demeyen Evrensel Gazetesi ile aranızdaki bu samimiyet nereden geliyor?

Evrensel Gazetesi'ne abone misin yoksa? İnebolu'ya gelen 1-2 adet Evrensel'den birini siz mi alıyorsunuz?

Bir köşe yazısı da benim için patlat şu Evrensel'de...

Önceki hafta "şiirli" köşesinde şahsıma yönelik iftiralarda bulunan ve bizi ilanlarını çalmakla suçlayan İnebolu Postası Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Cemal İlyasoğlu, geçmişte mahkeme kararıyla sabit olan fotoğraflarımızı nasıl aşırdıklarını unutmuş görünüyor.

Bunlardan biri 2009 yılında tespit edildi. Bilindiği gibi bizim gazetemiz Yeni İnebolu perşembe günleri, İnebolu Postası ise cuma günleri çıkıyordu.

11 Aralık 2009 tarihli gazetemizde yer alan çocuk doktoru ile ilgili bir haberin ertesi gün yani 12 Aralık 2009 tarihinde İnebolu Postası'nda aynı fotoğraf kullanılarak yayımlanması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduk.

Cumhuriyet Başsavcılığı incelemeyi yaptıktan sonra suçun oluştuğuna kanaat getirerek İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Davayı gören mahkeme, iddiamızın tespiti için dosyayı Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderdi. Adli Tıp gazeteleri inceleyerek İnebolu Postası'ndaki fotoğrafın gazetemizden kopyalanarak alındığını tespit etti. Mahkeme suçun sabit görülmesi üzerine o tarihte İnebolu Postası'nın sahibi olan Cemal İlyasoğlu'na önce 5.000 TL para cezası; indirimle de 4.166 TL para cezası verdi. Hük-mün açıklanmasını da erteledi.

İkinci tespit yine 2010 yılında yaşandı.

Bu sefer gazetenin sahibi Barış İlyasoğlu idi. Gazetemiz arşivinden "yürütülen" çok sayıda fotoğrafın zincirleme şekilde kullanılması üzerine yine şikayetçi olduk. Cumhuriyet Başsavcılığı İnebolu Postası Gazetesi sahibi Barış İlyasoğlu ve personeli hakkında "Zincirleme Şekilde Bir Süreli Yayında Yayımlanan Resmi Kaynak Göstermeksizin Yeniden Yayımlamak" suçundan İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açtı.

Gazeteler yine Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. İddiamızda haklılığımız yine Adli Tıp Kurumu, fotoğrafların "kopyalanma ve aktarma yöntemiyle" yeniden kullanıldığını tespit ederek iddialarımızı doğrulamış oldu. Bu yargılama sonunda da gazetenin sorumlu müdürüne 7 bin 500 TL adli para cezası verildi, daha sonra bu ceza 6 bin 250 TL'ye indirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

GAZETEMİZİN GÜNÜNÜ DEĞİŞTİRDİK

İnebolu'da herkesin bildiği gibi perşembe günü çıkan gazetemizdeki birçok haber ertesi gün İnebolu Postası'nda bazen "takla attırılarak", bazen de bire bir aynen kullanılıyordu. Bir çok okurumuz bu durumun farkındaydı.

Emeğimizi aşırdığı daha önce Adli Tıp raporu ve mahkeme kararıyla belgelenen İnebolu Postası oturduğu yerden haber yapmaya alıştığı ve bu huyundan vazgeçmediği için gazetemizin yıllardır Perşembe olan yayın gününü Cuma'ya almak zorunda kaldık.

Bütün bu olaylara şimdiye kadar gazetemizde ima yoluyla bile olsa tek kelime yer vermedik. Meslek ahlakını korumaya çalıştık.

Şimdi sormak lazım, kim kimin emeğini çalmış? Kim kimin hakkını yemiş?

Unuttuğumu sanma! Abone adres bilgilerimizi ve arşivimizi nasıl ele geçirdiğini de biliyorum.

TESCİLLİ İFTİRALAR

Bunlar çok dürüsttür ya, bunlar memleket sorunlarıyla yatıp memleket sorunlarıyla kalkarlar ya!

Dürüstlük abideleri (!) haber ve fotoğraf aşırmada olduğu gibi iftirada da çok mahirdir.

İftiranın belgesini de burada sunuyorum.

2010 yılında Azize Ana YİBO Müdürlüğünden gazetemiz mail adresine gönderilen bir haber ve ekindeki fotoğrafları yayınladıktan sonra gazete sahibi olarak ben ve muhabirimiz Celal Bekiroğlu, ifade için Cumhuriyet Başsavcılığına çağrıldık.

Savcılığa başvuran İnebolu Postası gazetesi sahibi Barış İlyasoğlu, Azize Ana YİBO'nun ödül alması ile ilgili haberdeki fotoğrafın kendilerine ait olduğunu belirterek şikayette bulunmuştu.

TAKİPSİZLİK KARARI

Halbuki fotoğraflar Azize Ana YİBO Müdürlüğü tarafından gazetemize mail atılmıştı. Bunu belgeleriyle Cumhuriyet Savcısına sunduk. Okul yönetimi de işini gücünü bırakıp bu iddialar için ifade vermeye geldi. Sunulan deliller ve okul yönetiminin ifadeleri doğrultusunda iddiaların yalan olduğunu anlayan Savcılık, takipsizlik kararı vermişti.

BUNLARI NEDEN YAZDIM?

İnebolu Postası gazetesinde şahsıma ve sahibi bulunduğum gazeteye yönelik olarak uzun süredir bilinçli, kasıtlı ve planlı bir saldırı kampanyası zaten vardı.

Bizi bir kavganın içine çekmek istenen bu saldırılara karşı her zaman sağduyulu davranarak işimize gücümüze baktık. Okuyucularımızı kendi sorunlarımızla uğraştırmak yerine ilçemizin haberlerini, güzelliklerini, sorunlarını yansıtmaya çalıştık.

Bizi kavganın içine çekemedikçe bu sefer tamamen kendi sorunları olan Valilik kararıyla verilen 100 küsur bin liralık resmi ilan mahsubunun verdiği acıyla yine şahsıma ve sahibi bulunduğum gazeteme yönelik hakaret, tehdit ve iftiralara tekrar sarıldılar.

Çok da umursamadığımız bu durum karşısında hem cevap hakkımızı kullanmak, hem de bunların gerçek yüzünü kamuoyuna aktarmak istedik.

Sonuçta, seçimlerde HDP ile işbirliği yapan ve aynı dili konuşan Emek Partisi'nin (EMEP) en az 7 yıl Kastamonu İl Başkanlığını yapan ve İnebolu Belediye Başkanlığına da aday olduğunu kendisi açıklayan Cemal İlyasoğlu'nun aynı zamanda EMEP'in yayın organı olan Evrensel Gazetesi'nde de zaman zaman köşe yazılarının yayınlandığını  belgelerle herkese kanıtlamış olduk.

Bundan sonra EMEP'li gazetecilerin, EMEP ve Evrensel Gazetesi kafasındaki insanların ve bunların işbirlikçilerinin, avukatlığına soyunan aynı kafadaki kişilerin yazdıkları yazılara, söyledikleri sözlere itibar etmeyiz. Ama hakaret ve iftiralarını da cevapsız bırakmayız.   (Kadir YILDIRIM)