SALGIN HASTALIKLAR TARİHİ


Açıklama: Günümüz insanının görmediği, bilmediği hatta etkilerini bile tahmin edemediği salgın hastalıklara maruz kalınan geçmiş dönemi irdelemek, araştırmak düştü aklıma...
Kategori: İNEBOLU
Eklenme Tarihi: 17 Nisan 2020
Geçerli Tarih: 06 Temmuz 2020, 16:00
Site: Yeni İnebolu Gazetesi
URL: http://www.inebolugazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=1677


Günümüz insanının görmediği, bilmediği hatta etkilerini bile tahmin edemediği salgın hastalıklara maruz kalınan geçmiş dönemi irdelemek, araştırmak düştü  aklıma...

Sebebine gelince, kulaktan dolma asılsız  bilgilerin dolaştığı ortamda, okumayı sevmeyen, duyduğuyla yetinen ve her konuşulanı da gerçekmiş gibi orda-burda anlatan toplumumuzu bir nebze de olsa doğru bilgi ile buluşturmaktı niyetim...

Çünkü geçtiğimiz günlerde kulaktan kulağa konuşulan ve bana enteresan gelen bir bilgi her yüzyılın yirminci yılında dünyada milyonlarca insanın salgın hastalıklara maruz kalıp öldüğüydü...

Yani 1520-1620-1720-1820-1920 yılları salgın hastalıkların baş gösterdiği yıllar olarak rivayet ediliyordu.

Bu kadar da tesadüf olurmuydu?

Gerçekten bu tarihler doğruysa 2020 yılında da bu salgın bekleniyor olmalıydı !

Fakat araştırdıkça bu tarihlerde salgın hastalıkların olmadığı ve farklı tarihlerde çeşitli salgın hastalıklarla dünya nüfusunun imtihana tabi tutulduğu bilgisiyle karşılaştım. Merak eden okuyucularımla da paylaşmak istedim.

165-180 yılları arasında Roma İmparatorluğu bünyesinde doğu seferlerinden dönen askerler tarafından getirildiği düşünülen "ANTONİNUS VEBASI" günde iki bin kişinin ölümüne sebep olmuş bilinen ilk büyük veba salgınıdır. Salgın iki Roma İmparatorunun da hayatını kaybetmesine neden olurken,  İmparatorluk toplam nüfusunun yüzde otuzunu yitirmiştir.

541 yılında farelerin tüyleri arasında gizlenen ve bir milimetreden küçük uçucu bir böceğin midesinde taşıdığı ölümcül veba bakterisini insanlara bulaştıran ve "JÜSTİNYEN VEBASI" adıyla Mısır, Suriye ve Filistin'de, daha sonra da Anadolu'da görülen salgın hastalık onbinlerce insanın ölümüne yol açmıştır.

1346-1353 yılları arasında Avrupa nüfusunun yüzde ellisini etkisi altına alan "KARA VEBA" salgınının 75-200 milyon arası insanın ölümüyle sonuçlandığını tarihe not düşmüştür.

15. Yüzyılda Amerika yerlileri "SU ÇİÇEĞİ" salgınıyla büyük bir kayıp vermiş, o dönemde her iki yerliden birinin bu hastalığa yakalanarak öldüğü kayıtlara geçmiştir.

1520 yılında Meksika'da birkaç farklı hastalığın salgın felaketine dönüştüğü  "COCOLİZTLİ SALGINLARI" adıyla anılan, balıklarda bulunan salmonella bakterisi kaynaklı olduğu, Venezuela ve Kanada'yı içine alan bölgede 15 milyon insanın ölümüyle sonuçlandığı bilinmektedir.

1852-1860 tarihleri arasında içme sularının insan dışkıları ve atıklarla karıştığı Hindistan'da yedi büyük "KOLERA" salgını milyonlarla ifade edilen ölümlere sebep olmuştur.

1855-1859 yılları arasında Çin'de başlayıp  dünyaya yayılan ve "ÜÇÜNCÜ VEBA" salgını olarak adlandırılan hastalık 12 milyon insanın ölümüyle sonuçlanmıştır.

1914-1918 yılları arasında "TİFÜS SALGINI" adıyla bilinen hastalığa Tifüs bakterisi taşıyan bitlerin neden olduğu ve Avrupa ve Asya'da 25 milyon kişinin hastalanmasına neden olduğu kayıtlara geçmiştir.

Birinci Dünya Savaşını takip eden yıllarda influenza virüsünün sebep olduğu ve yüksek ateşle insan bünyesinin bağışıklık sistemini çökerten "İSPANYOL GRİBİ" 50 ile 100 milyon insanın ölümüne yol açmıştır.

1957 yılında yine Çin'de başlayan ve "ASYA GRİBİ" olarak nitelendirilen salgın hastalık 4 milyona yakın insanın canına mal olmuştur. Aynı yıl bulunan aşı ile 40 milyon kişinin aşılanması sağlanmıştır.

1959 yılında ilk olarak Kongo'da görülen maymunlardan insanlara geçtiği anlaşılan  "HIV(AİDS)VİRÜSÜ"nün adı ve teşhisi 1980'li yıllarda konulmuş ve son 30 yılda 36 milyon insanın hayatına mal olmuş, önlem almak dışında tedavisi hâlâ  bulunamamıştır.

Evet 2020 yılına geldiğimizde dünya  korona virüsün bir türü olan covit-19 ile bir imtihan veriyor. Her gün binlerce insan bu sebeple yaşama veda ediyor. Neredeyse etkilenmeyen ülke yok gibi. Yetkililerin koyduğu kurallara uymaktan ve tedbiri elden bırakmamaktan başka yapacak bir şey gözükmüyor. En kısa zamanda bu illetten kurtulmak için dua etmek ve sadece ALLAH'A sığınmak gerekiyor.