ÖĞRETMENİM MEHMET KALYONCU


Açıklama: Her 24 Kasım geldiğinde, üzerimizde hatırı sayılır emekleri olan elleri öpülesi öğretmenlerimiz aklımıza gelir.
Kategori: İNEBOLU
Eklenme Tarihi: 20 Kasım 2020
Geçerli Tarih: 02 Aralık 2020, 13:48
Site: Yeni İnebolu Gazetesi
URL: http://www.inebolugazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=1777


Her 24 Kasım geldiğinde, üzerimizde hatırı sayılır emekleri olan elleri öpülesi öğretmenlerimiz aklımıza gelir.

O gün Onlar'ın günüdür çünkü.

Tabii ki bu da öğretmenleri 364 gün unutup, bir gün hatırlayalım anlamına gelmez, gelmemelidir de.

Bu seneki Öğretmenler günü anısına ben de İlkokul Öğretmenim Rahmetli Mehmet Kalyoncu'yu yazarak, unutmadığımı göstermek ve bu şekilde ruhunu şad etmek istedim.

1976 yılı Kasım ayında İsmetpaşa ilkokuluna kaydımın yapılması ve Dürdane Örüklü'nün elimden tutup, Mehmet Kalyoncu'nun sınıfına beni teslim etmesiyle başladı tanışıklığımız. Niye yalan söyleyeyim sert mizacından korkmuştum daha ilk gün. Fakat ilerleyen günlerde, o sert görünümün altında pırlanta gibi bir kalp ve sadece öğretmeye endeksli bir eğitimcinin varlığına şahit oldum.

İlk günden öğretmenimin gözüne girmeyi başarmıştım. Okulda düzenlenen her türlü etkinlik ve faaliyette mutlaka bana görev verirdi. Her öğrencisine bir baba şefkatiyle yaklaşır, sorduğu sorulara cevap verenlerin o konuyu öğrendiğini düşünür, verecek cevabı olmayan ya da derse yeteri kadar katılım sağlamayan öğrencilerin başarısı için özel çaba sarf ederdi.   

Kitap okumamız konusunda ısrarcı olur, okuduğumuz kitapları anlayıp anlamadığımızı kontrol etmek için özetini çıkarttırırdı.O dönemde revaçta olan  Kemalettin Tuğcu'nun hikaye kitapları elimizden düşmezdi.

Matematik dersleri çok zorlu geçerdi,hem  öğretmenimiz için hem de öğrenemeyen ya da bir türlü anlayamayan öğrenciler için. Matematikte ömür boyu karşımıza çıkacak çarpım tablosu, toplama-çıkarma, çarpma-bölme gibi konuları öğretemeden ortaokula göndermek istemezdi ve bu duruma düşmemek için yine özel çaba gösterirdi.

İlkokul yıllarıma ait bir ayrıntı da şuydu. Dördüncü ve Beşinci sınıflarda gördüğümüz, Din bilgisi dersimize okul müdürümüz Salih Nuri Gökgöz girerdi. A ve B şubeleri bir sınıfa toplanır ve birlikte din bilgisi dersi alırdık. Bütün namaz surelerini ezberleyip, hayat boyu uyguladığımız temel dini bilgileri öğrenmemizde büyük katkısı olan Salih Nuri Gökgöz öğretmenimi de rahmet ve minnetle anıyorum. 

Gerçekten günümüzle kıyaslandığında çok farklıydı öğretmenlere karşı öğrencinin davranışı. Korkuyla karışan bir  saygı durumu hakimdi o dönemler. Çarşıda, pazarda bir öğretmenle karşılaşmaktan çekinir, köşe bucak saklanırdık. Deyim yerindeyse babamızdan o kadar korkmazdık.

O günlerde bir gündü, geldi geçti. Geriye sadece anılar kaldı.

Bu vesileyle tüm öğretmenlerimizin yaklaşan Öğretmenler gününü kutlar, ahirete göçmüş tüm Öğretmenlere Allah'tan rahmet dilerim.