ÖNCE SANAT TARİHÇİSİ, SONRA ECZACI OLDU


Açıklama: İnebolu Eczanesi sahibi Eczacı Necdet Kökten (78), İnebolu Belediyesi’nin hazırlayıp sunduğu ve belediyenin Facebook sayfasından canlı olarak yayınlanan “Emektar Ustalarımız” adlı programa eşi Zuhal Kökten ile birlikte konuk oldu.
Kategori: İNEBOLU
Eklenme Tarihi: 23 Ekim 2021
Geçerli Tarih: 30 Haziran 2022, 17:17
Site: Yeni İnebolu Gazetesi
URL: http://www.inebolugazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=1870


İnebolu Eczanesi sahibi Eczacı Necdet Kökten (78), İnebolu Belediyesi’nin hazırlayıp sunduğu ve belediyenin Facebook sayfasından canlı olarak yayınlanan “Emektar Ustalarımız” adlı programa eşi Zuhal Kökten ile birlikte konuk oldu.

İnebolu’da uzun yıllardır eczane işleten Necdet Kökten, mesleki ve sosyal yaşamıyla ilgili bilgileri izleyicilerle paylaştı.

Babası merhum Sait Kökten’in pastırmacılık yaptığını belirten Kökten, “Babam pastırmacılık mesleği yapardı. Kışları İnebolu’ya gelir pastırmayı satar, Mayıs’ta Devrekani’ye döner orada yaylacılık yapar, yaylaya gelen hayvanlardan pastırma imal eder, tekrar İnebolu’ya geliriz. İnebolu’da babam pastırma satar böyle bir hayatımız başlamıştı. Ben ilkokulu Tığlılar İlkokulu’nda okudum. Babam mesleği devam ettirmem için bana ısrar etti, oğlum okuma pastırmacılığa devam et, bu meslek seni geçindirir. Ben de baba okuyayım dedim” şeklinde konuştu.

ECZACILIK FAKÜLTESİ’Nİ KAZANAMAYINCA SANAT TARİHİ OKUDU

Babasının rıza göstermesinden sonra eczacılık fakültesi sınavlarına girdiğini anlatan Kökten, “Biz imtihanlara girdik, Ankara, İstanbul, İzmir’de 9 yerde imtihana girdik. Kazanamadık eczacılığı. Ablam beni Edebiyat Fakültesi’ne yazdırmış. Orada imtihana girdim, orayı kazanmışım. Sanat Tarihi okumaya başladım. Benim çok hoşuma gitti. Sınıf 100 kişi, çok mutena bir yer. Ben 4 sene sanat tarihi okudum ve çok güzel günlerim geçti. Geziler yapılırdı, kazılar yapılırdı, hepsine iştirak ettim. Yani benim birinci mesleğim sanat tarihi. Profesör Oktay hocam illa asistan olarak okulda kal dedi. Hocam ben askere gideceğim, askerden sonra babamla bir  karar vereceğim dedim, kabul etmedim. Bu arada ben askere gittim” dedi.

Tuzla Piyade Okulu’nda 6 ay, Artvin’deki atlı birlikte de 18 ay olmak üzere 2 yıl askerlik yaptıktan sonra yaşamına yön veren olayları anlatmaya devam eden Kökten, “Babam ben askerdeyken, ‘Oğlum sen istiyorsan ben seni eczacılıkta okutayım’ dedi. ‘Tamam baba’ dedim. Askerden geldikten sonra Nişantaşı Eczacılık Fakültesi’ne kaydımı yaptırdım. Ben liseyi edebiyat bölümünde okumuşum. Askerde iki sene geçti, aradan 6 sene geçmiş. Arkadaşlarımın hepsi fen bölümü mezunu, ben edebiyat mezunuyum. Matematiği hocalardan ve diğer talebelerden öğrendim. Bütün hayatım boyunca, ilk okul, ortaokul, lise ne kadar çalıştımsa burada iki misli çalıştım. Allah’a şükür 4 senede mezun oldum. Şimdi eczaneyi açmaya sıra geldi. Ben Devrekanili olduğum için eczaneyi Devrekani’de açmak mecburiyetindeyim. İnebolu’da açmak istiyorum ama İnebolu’da hısımım yok, akrabam yok, dükkanım yok. Ama Devrekani’de bir çok akrabam var, evim var,  dükkanım var. Devrekani’de eczane açmak çok kolay. Devrekani’deki dükkanı eczane olarak ben dizayn ettim. Dolapları ısmarlardım. Bir akşamüzeri arkadaşlar oturduk, eczane yapacağım dükkanda yedik içtik, akşam eve gittik. Babamlar da İnebolu’dalar. Hayatım boyunca ben hiç Devrekani’de kış geçirmemişim. Hep yazlarını bilirim. Sobayı yakıyorum, oda ısınıyor yarım saat sonra buz gibi oluyor. Babam İnebolu’da telefonla aradı. İnebolu’da bir dükkanı kiraya veriyorlarmış. Eczaneyi gel buraya aç, bu dükkan boşalıyor dediler,  ne dersin. Valla baba dedim, ben buradan bıktım, hemen dükkanı tut, ben geliyorum. Geldik dükkanı tuttuk, tamiratına başladık” ifadelerini kullandı.

İnebolu’da eczacılık mesleğine bu şekilde başladığını ve halen devam ettiğini ifade eden Kökten, sportif yaşamından anılarını da paylaştı.