İNEBOLU MAHSULATININ DEĞERLENDİRİLMESİ


Açıklama: Geçen ay Yeni İnebolu Gazetesinde aslen İnebolulu ulusal bir şirketimizin ilimizin başka bir ilçesine yapacağı yatırımı heyecan ve gıptayla okudum. Kendimce yöremizden bağlarını koparmadıkları için gurur duydum.
Kategori: İNEBOLU
Eklenme Tarihi: 21 Ocak 2023
Geçerli Tarih: 30 Eylül 2023, 02:10
Site: Yeni İnebolu Gazetesi
URL: http://www.inebolugazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=2009


Geçen ay Yeni İnebolu Gazetesinde aslen İnebolulu ulusal bir şirketimizin ilimizin başka bir ilçesine yapacağı yatırımı heyecan ve gıptayla okudum. Kendimce yöremizden bağlarını koparmadıkları için gurur duydum.

Düşünmeye başladım. Ülkemiz dünya haritasında konum olarak mevki, göz bebeği gibi kilit taşı konumunda. Üç tarafı denizlerle çevrili, dağlarıyla, tarihiyle, medeniyetiyle, sanatıyla, kültürüyle, doğasıyla, bitki örtüsüyle rekabet edecek ülke il ve ilçe sanki yok gibi. Aynı anda dört mevsimi yaşayabiliyoruz.

Bizler bu doğal ve kültürel zenginliklerimizin ne kadar farkındayız. Ya da potansiyel doğal kaynaklarımızı ne kadar kullanabiliyor, milli ekonomiye mini veya makro katma değer olarak katkı sunabiliyoruz. Hiç düşündük mü ?

İlçemiz ülkemizin kuzeyinde Karadeniz’in sahilinde yer almakta. Özellikle büyük şehirlerimize en fazla göç veren nüfusu en yaşlı illerimizden bir tanesidir. Şu an Türkiye’nin nüfusu yaklaşık seksen beş milyon civarında. Bu nüfusun Türkiye’de nüfus yoğunluğu düşünüldüğünde güzergah paralel olarak Bolu, Düzce, Adapazarı, Kocaeli, İstanbul’da Trakya bölgesi hattında yaklaşık kırk milyon vatandaşın yaşadığını düşünüyorum. Bu da ülke nüfusumuzun yarısı demek. Kısa orta uzun vadede yatırımlar iyi planlanmayıp organize edilemediği için insanlar büyük şehirlere göç etmek zorunda kalmış, köyler boşalmış hazırlıksız alt yapısız şehirlerimiz maalesef Türkiye’nin en büyük köyü haline gelmiş, çarpık, zevksiz, sanatsız estetiksiz kentleşmeler oluşmuştur. En büyük göç de bizim ilimizden gerçekleşmiştir.

Önceki senelerde seyahat tatil amaçlı ilçemizden sarp sınır kapısına kadar sahilden ailecek seyahat etme fırsatımız oldu. Güzergahımız boyunca il ve ilçelerde konaklama, yöreyi tanıma imkanımız oldu. Neredeyse Sinop’tan Sarp sınır kapısına kadar sahilde il ve ilçeleri neredeyse birbirine bitişik gördüm. Yolları, sanayisi, turizmi, tarımı, ticareti, sanatı, refah seviyesi, nüfus yoğunluğu bizden fazla. Sinop-Kastamonu-Bartın arası ise kilometrekareye düşen insan sayısının en az olduğu doğal bakir bir alan diyebiliriz. Şimdi düşünüyorum sahilde diğer illerimizde göç yok da neden bizim bölgemizde var diye?

Bizler bölgemizdeki doğal potansiyel kaynaklarımızı biliyor muyuz? Bunlar neler olabilir? Bunlardan nasıl yararlanabiliriz? Ülke ekonomisine müteşebbis düşünüp, kaynak tahsis ayırıp, insan istihdam edip, ekonomiye katkı sağlayıp, imkanlarımızı değerlendirip ekonomimize katkı sağlayıp göçü engelleyebilirsiniz diye hiç düşünüyor muyuz?

Bunlar için planlar programlar projeler üretip, alt yapısını hazırlayıp cazip hale getirip sanayici ve iş adamlarını teşvik edebiliyor muyuz?

Bölgemizdeki sahip olduğumuz kaynakları değerlendirip, üretip satıp göçü engelleyip refah seviyemizi yükseltebilir.

Yöremizdeki var olan potansiyel mahsüllerinizi mamül olarak değerlendirerek ürünlerimizi yatırıma dönüştürüp ilçemize ülkemize ve ekonomimize katma değer sağlayabiliriz.

Bunlar şunlar olabilir.

Bölgemiz, dolayısıyla ilçemiz orman ürünleri bakımından ülkemizin bel kemiğidir. Sunta duralit kontraplak, kapı mobilya, imalathane sektörleri geliştirilip pazarlanabilir.

Defne yaprağı yasal izinler alınıp budanmak şartıyla başka illerimize gitmeden ilçemizde değerlendirilir yatırıma dönüştürülebilir.

Fındık sektöründe işletme fabrikaları kurulup sektör geliştirilip dünyaya pazarlanabilir.

Son yıllarda kivi üretimi gelişmekte bu sektör sahada geliştirilip ulusal firmalara pazarlanabilir.

Kestaneler ormanda ağaçların dibinde çürümeden toplanıp gerekirse mamül olarak azamisi ekonomiye kazandırılabilir .

Özelikle bitki örtüsünden arıcılık ve kestane balı geliştirilip değerlendirilebilir.

Bunlar için planlı programlı projeli organize olup kurumsallaşıp markalaşmamız gerekmektedir.

İnşallah bir gün bağlantı yollarımız açılıp organize sanayi bölgeleri kurulup eksiklerimizi giderir, ilimize ve ilçemize teşvikler verilir, sanayici elini cebine atar, cazip teklifler sunulur, iş adamlarımız müteşebbis düşünür insan istihdam eder, mahsüller mamül olur değerlenir, göç biter bölgemiz kalkınır, dışarıdan para gelir, bizlerin refah seviyesi yükselir, ekonomiye katkı sağlar başka bölgelere yatırım yapan iş adamları da İnebolu’muza yatırım yapar diye hayal ediyorum.

İnşallah bu hayalim bir gün gerçek olur.

Selam ve dua ile sağlıcakla kalın.