"DAVUL TOZU MİNARE GÖLGESİ" İÇİN TEK ADRES, HÜSEYİN AVNİ'YDİ BİR ZAMANLAR


Açıklama: Uzun boyu, iri yarı cüssesi, güleryüzü, tatlı dili O'nu tarif etmeye yeter aslında...
Kategori: İNEBOLU
Eklenme Tarihi: 27 Ocak 2024
Geçerli Tarih: 28 Mayıs 2024, 13:27
Site: Yeni İnebolu Gazetesi
URL: http://www.inebolugazetesi.com/haber_detay.asp?haberID=2246


Uzun boyu, iri yarı cüssesi, güleryüzü, tatlı dili O'nu tarif etmeye yeter aslında...Fakat daha da ayrıntıya girmek gerekirse,  İnebolu çarşısında uzun yıllar sürdürdüğü bakkallık mesleğini farklı kılan bir ticaret anlayışıyla akıllara kazınmış bir büyüğümüzdü Hüseyin Avni Kabaalioğlu.Dükkanında yok yoktu !Tüm çarşıda aranıpta bulunamayan pek çok ürünün Hüseyin Avni'de olabileceği herkes tarafından bilinirdi. İşin en ilginç tarafı ise, ilerlemiş yaşının ve kilolu oluşunun etkisiyle dükkanını oturduğu yerden idare etmesiydi.Alışverişe gelen müşterinin istediği ürüne ulaşmak bazen çok kolay olur, bazen ise bayağı zorlanılırdı. Bu durumda müşteriye bizzat verdiği komutlarla "dükkanın sağ tarafına git, oradaki fıstık  çuvalını kaldır, onun altında aradığını bulacaksın" der, kimi zaman bu yönlendirmelerle belki 5-6 çeşit malzemenin yerinden oynatılarak aranan ürüne ulaşılması mümkün olurdu.Çocuk, yetişkin, kadın, erkek her  müşterisine saygı gösterir, bazen tatlı sözlerle iltifat eder ve o müşterilerin  dükkanına tekrar gelmesi için aşırı gayret gösterirdi.Çarşıda dükkanı olan esnafların yeni işe aldıkları çıraklarını Hüseyin Avni'ye gönderip "yüz gram davul tozu, iki yüz elli gram minare gölgesi alda gel" demeleri sanki gelenek halini almıştı. Fakat bu durumda bile gelen çırağı müşteri olarak gören ve kırıcı olmaktan imtina eden O şahsiyet kızmaz, hiddetlenmez, sabırla şu cevabı verirdi : "davul tozu ile minare gölgesi bende de kalmadı, birazdan toptancı getirecek, yine bekleriz efendim."Evet ; sakin, hiçbir şeye öfkelenilmeyen ve  güleryüzle yapılan ticaret kalmış hatırımızda...Peygamber efendimizin(S.A.V.) "güçlü güreşte gücünü gösteren değil, öfkelendiğinde kendisine hâkim olandır" veya "güleryüz sadaka hükmündedir" Hadis-i şeriflerinin tatbik edildiği bir hayat çıkıyor karşımıza.Zaten yapılan bu ticaret neticesinde elde edilen kazançların hayır hizmetlerinde kullanılışı günümüzde de Hüseyin Avni isminin yaşadığını göstermiyor mu bizlere?Binlerce çocuğun eğitim gördüğü Hüseyin Avni ilköğretim okulu ile yine yüzlerce kız öğrencinin okumak için evinden, köyünden gelerek barınma ihtiyacına cevap veren Hüseyin Avni kız yurduna bağışladığı arsalarla İnebolu'ya hizmetinin devam ettiğini görüyor kendisini hayırla yad ediyoruz.Hatta  "İnsan öldüğü zaman amel işlemesi kesilir. Ancak üç şey bundan müstesnadır. Sadaka-i cariye, kendisinden faydalanılan ilim ve kendisine hayır dua eden salih evlat." Hadis-i şerifine de mazhar olunduğunu görüyoruz.Hüseyin Avni ilkokulunda geçmişte ve günümüzde görev yapan müdür ve öğretmenlerin öğrencileri ile birlikte firsat bulunduğunda okullarına ismini veren Şahsiyetin mezarını ziyaret etmelerini takdirle karşılıyor, ahde vefa gösterildiğini düşünüyoruz.Sonuç olarak İnebolu'da doğmuş, yaşamını sürdürmüş ve ahirete hayırlı hizmetler yaparak göçmüş HÜSEYİN AVNİ ismi, gelecek nesillerin de hayırla yad edip-dua ettiği mümtaz insan olarak hatırlanacaktır.