Asil insanlar; nezaket ve saygı konusunda diğerlerinden çok kolay ayırd edilirler.
Mütevazi ve kibirden uzak bir tutum sergilerler.
Başarılarıyla övünmez, başkalarını küçümsemezler.
Hak yemekten kaçınırlar, adaletli davranışı ilke edinirler.
Etrafımızda yapmacık davranışlarla kendini olduğundan farklı göstermeye çalışan o kadar çok insan var ki, zaman içerisinde gerçek yüzlerinin ortaya çıkmasıyla bambaşka bir insan oluverirler. Bu tarz davranış sergileyenlerin toplum içinde hiç bir zaman saygınlığı yoktur.
Bu insanlar samimiyetsizlikleriyle akıllara kazınırlar.
Alçak gönüllülük ve mütevaziliğiyle gönüllere girenler...
Dobralığıyla ve her ortamda doğru bildiğini söylemesiyle bilinenler...
İçten gelen zarafet ve dürüstlükle hareket edenler...
Toplum nezdinde her daim saygı görürler.
Orası burası oynayan, kendi menfaati doğrultusunda günü kurtarmaya çalışan, yalakalık yaparak kendini olduğundan farklı gösteren, rüzgârın yönüne göre yalpalayarak şekil değiştiren nice insanlar tarihin tozlu sayfalarında yok olmaya mahkumdur.
Günümüzde pek çok insan, gerçekten asil olmaktan ziyade, asil görünmeye çalışıyor. Giyim kuşamla, lüks mekânlara gitmekle, elit bir çevrede görünmekle asalet kazanacağını düşünenler şunu bilmiyor...
Asalet gösterişten uzak yaşayan bir insanın ruhunda, tavırlarında ve kalbinde saklı bir hazine olarak dışa yansıyan bir iç olgunluktur.
Gerçek asaleti yaşayarak gösterenler, kanıtlamak için çaba sarf etmezler. Asalet kendini zaten belli eder
Yani asıl mesele ASİL GÖRÜNMEK değil, ASİL OLMAKTIR.