Kimi belediyelerde ayyuka çıkan tüyler ürpertici yolsuzluk haberleri düşündürücü.
Diğer yandan ülkemizin genç nüfus kaybı tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor yetkililer.
Zor ekonomik şartlar evlenmeyi ve çocuk yapmayı engelliyor.
Eğitim sistemimiz yüzyılları aşan bir süredir bir türlü rayına oturtulamadı, oturtulamıyor.
Ahlâkı önemsemeyen ve öğretmeyen düzenin ahlâksızlık problemi yaşaması, yaşıyor olması kaçınılmazdı oysa.
Toplum fertlerini iyice dünyacı yapan düzenin, başta ahlâk sorunu olmak üzere birçok problemle cebelleşiyor.
Oysa bilinen bir gerçektir ki, kıyma makinasına ne kadar et koyarsan o kadar kıyma çıkar makinadan. Hayvanî bir özgürlük adına aile ve toplum form ve normlarını tahrif eder, tahrif edilmesine göz yumarsan bu problemleri yaşayacağın da kaçınılmazdır.
Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki ülkemizin ciddi ve derin sorunları pansuman tedavilerle üstesinden gelemeyiz. Cerrahi müdahaleler gerektiren rahatsızlıkları pansuman tedavilerle gideremeyiz.
Belediyelerde veya şurada burada yolsuzluk yapanlar gökten zembille inmedi. Kusura bakma, bunlar senin eğitim sisteminde yetişti, verdiğin yahut dayattığın “gıdalarla” beslendi. Tamamına yakını üniversite okumuş bilgi sahibi insanlar. Demek ki bir yerlerde ciddi arızalar var, hatalar yapılıyor.
Devletin ideal vatandaş prototipi nedir diye bir soru sorsam ne cevap verebiliriz, hiç düşündünüz mü? Kanunlara riayet eden insan filan denir. Ama ahlâklı nasıl olunur? En başta Allah’tan korkarak… Her vicdana bir sorgu odası kazandırır Allah korkusu. Tutuklanma ve ceza alma korkusundan önce, kendisini bekleyen ebedi hayata geçtiğinde çok çetin bir hesaba çekileceğini bilecek fert. Bu milletin ahlâk anlayışı buraya dayanır. Müslüman Türk milletinin ahlâkı İslâmın vaaz ettiği ahlâktır.
Habire cezaevleri inşa edileceğine genç kuşaklara ahlâk kazandırılması kadar doğal ne olabilir?
Yeterince ahlâk öğretisine sahip olmayan aile çocuklarına ahlâk aşılayamıyor, eğitim kurumları da böyle bir eğitim anlayışına ve temeline sahip değil. Hasretini çektiğimiz ahlâklı nesil nerede yetişecek? Kim yetiştirecek?
Ne kimseyi ve ne de kendi kendimizi kandıralım, bu kafayla hiçbir yere varamayız.
Hukuk, o bir milletin değerlerini hiç sayarsa bir nevi işgalci durumuna düşer.
Yaşayacak olan millettir, yaşatacak olan da!..
Millet hukukun mahkûmu değil, hukuku yapandır, yaşatandır.
Korkarım bu kafa yapısıyla yarın da çok bir şey değişmeyecek. Benzer problemlerle boğuşmaya devam edeceğiz.