İbadetlerin sayılamayacak kadar fazilet ve hikmetleri var.
Özellikle tasavvuf ehli büyükleri eserlerinde ibadetlerle ilgili incelik, fayda ve hikmetleri kibar bir üslupla ayrıntılı bir şekilde anlatmışlar.
İslâm, kendine iman etmiş olanın yani Müslümanın günlük hayatını tanzim etmiştir. Modern tıp ilminin insan sağlığına ilişkin tavsiyeleri, dinin söz konusu bu günlük hayatı tanzimine uyumludur. Yeme, içme, uyku gibi ihtiyaç ve alışkanlıkları kişinin sağlıklı yaşamı için önemlidir. Mesela az uyumak, az yemek, abdest, namaz ve oruç gibi ibadet ve ibadete hazırlık safhaları ruhî ve fizikî sayısız faydalar sağlar. Fakat mümin bu faydaları gözeterek yani fayda maksatlı değil de Allah’a kul olmanın vecibeleri olarak o fiilleri gerçekleştirir.
Tıpkı İslâmın emirleri/yaptırımları ferdi inşa ederken İslâm toplumunu da inşa etmesi gibi… Mesela Müslüman mükellef zekâtını bir ibadet maksadıyla verirken, çok önemli içtimai fayda da sağlamış olur. Bir yandan sermayenin “urlaşmasının” önüne geçilmiş diğer yandan da ihtiyaç sahiplerine maddi destekte bulunulmuş olur.
Ramazan ayı tam bir gönül hareketidir. Dikkat edilirse, ömürleri, kapitalist düzenin, kalbin inceliklerini ve duyarlılıklarını silip süpürücü çarkları arasında geçmiş olsa da, buna rağmen özellikle Ramazan ayında her şeyin değiştiğini görürüz. Fertlerde yardım etme duygusu, paylaşım isteği yani kısaca iyilik yapma arzusu kabarır ve coşkuya dönüşür. Maddi birikimlerinden başkalarının daha doğrusu ihtiyaç sahiplerinin az da olsa faydalanmasından mutluluk duyar. İşte Ramazan ayı bu iyilik duygusunun fiile dönüşme sürecidir. Yakınlar, akrabalar ve tanıdıklar iftara davet edilerek dostluklar pekiştirilir. Varsa ufak tefek kırgınlıkların üzerine sünger çekilir. Çoğu oruçlu olan toplum fertlerinin içinde oruç tutmayan olsa bile belli etmez ve herkesle birlikte iftar sofrasına oturur.
Topluca kılınan teravihler ve Kur’an tilavetleri kalplerin yumuşamasına ve unutulan ve epeydir hatırlanmayan iyilik duygusunun hatırlanmasına sebep olur. Kötü düşünceler ve kötülükler hiç değilse ertelenir.
Şartları uyanlar zekâtlarını verir, ihtiyaç sahiplerini mutlu ederler. Yine bu ayda herkes tuttuğu oruçların fitresini verir. Bayramda da daha bir coşku ve kardeşlikler âdeta kalıcı hâle gelir. İkramlar yapılır. Bayramlaşmalar üç gün boyunca sürer. Çocuklar sevindirilir, hediyeler alınıp verilir. Bunun yanında yerel âdet ve görenekler de ihmal edilmez.
Tam bir toplumsal kaynaşma ve dayanışma gerçekleştirilmiş olur. Herkes mutlu olur, mutlu edilir.
Ramazan ayı muazzam bir yenilenme ve güncellenme harekâtıdır.
Dini açıdan bakılınca bu güzelliklerin yanı sıra bazı olumsuzluklar ve hatalar da gözlemlenir. Toplumdaki din bilgisinin eksikliğinden kaynaklı bu olumsuzluklar aslında telafi edilemez değillerdir.
Sünnet olan teravih namazları eksiksiz kılınmaya çalışıldığı hâlde farz olan beş vakit namazlar, eski alışkanlık gereği aksar maalesef. Kazası olanlar bol bol kaza namazı kılıp borçlarını kapatmak durumundadır oysa. Orucunu tuttukları hâlde farz namazları kılmayanlar vardır. Âhirette teravih namazlarının değil, farz namazların hesabı sorulacaktır.
Özellikle oruçluyken kötü söz söylemek, küfretmek, müstehcen içerikli sohbet etmek, mâlâyâni yani boş konuşmak, haklı bile olsa hiddetlenmek dinimizce men edilmiştir. Vakit geçsin diye çayına oyun oynamak, kimi yerlerde sabahlara kadar kumar masalarında zaman geçirmek yasaklanmıştır.
Her ne sebepten olursa olsun oruç tutmayanların veya tutamayanların aleni yani meydanlarda yiyip içmeleri küstahlık ve büyük günahtır. Hatta oruç tutmamaktan daha büyük bir günahtır.
Hâsılı Müslüman için Ramazan ayı yenilenmek ve güncellenmek adına büyük bir fırsattır. Bu ayda günahlarına tövbe edip yepyeni bir başlangıç yapanların Ramazan sonrası tekrar eski günahkâr ve duyarsız hayatına dönmesi ise tek kelimeyle fecaattir. Gençliğimizin, sağlığımızın ve elimizde tuttuğumuz imkânlarımızın bizlere emanet olarak verildiğini, vakti gelince hepsinin elimizden alınacağını unutmamak gerekir.
Vakti gelince kefenlenip tabuta gireceğimiz, ardından da mezara indirileceğimiz bir günümüz olacak!
Akıllı insan akıbetini yani sonunu düşünen ve ona göre tedbir alan insandır!