Anasayfa » İNEBOLU
14 Şubat 2026, 09:47 Editör:
"PİR SEYİN" GİBİLER, HER ŞEHİR İÇİN BİR DEĞER!
Bir kaç gün önce Kastamonu'da hemen hemen herkesin tanıdığı, sevdiği bir şahsiyet elim bir kaza sonucu vefat etti.
Her fani gibi bu dünyada kendine takdir edilen ömür nimetini tamamladı namı diğer PİR SEYİN...
İnebolu'da yaşadığımız için tanımadık, tanışamadık belki ama, Kastamonu'da ne denli sevildiğini, sokakların bitmeyen neşesi olduğunu, vefatıyla yediden yetmişe herkesi üzüntüye boğduğunu görmüş ve öğrenmiş olduk...
Rahmetli Hüseyin Ekici'nin (PİR SEYİN) yıllarca arşınladığı ve sahip çıktığı Nasrullah meydanı, namaz kıldığı ve zikir çektiği Nasrullah Camii, öyle bir cenaze namazına şahitlik etti ki, böylesi ne duyuldu ne de görüldü diyor orada bulunma bahtiyarlığına erebilenler...!
Gerçekten herkesin ibret alacağı bir tabloydu bu cenaze merasimi...
Pir Seyin ne seçilmişti, ne de atanmış...
Zengin değildi, parası pulu yoktu, şan-şöhret-ünvan sahibi hiç değildi...
Fakat yaşadığı süre içinde verdiği insanlık dersine Hak'ka yürürken bir yenisini daha ekledi...
Deli miydi, veli miydi bilinmez ama böylesine bir sevgiyi hak etmek herkesin harcı değildi!
Pir Seyin'in cenaze merasimi; Nasrullah meydanını her kesimden insanla hınca hınç doldurarak hafızalara kazındı. Her fâniye nasip olmayacak mahşeri kalabalığın ve cenaze namazını kıldıran İmamın göz yaşları sevginin ve samimiyetin kanıtıydı...
Rahmetli Pir Seyin gibi, İnebolu sokaklarında da niceleri yaşadı ve ahirete göç eyledi. Hatırıma gelenleri sayarsak Rasim, Hayri, İmam, Alaattin'in Mehmet, Dolma Ali İnebolu'da yaşayan velilerden sadece bir kaçıydı. Allah rahmetiyle muamele etsin inşallah. Günümüzde ise Şavkı, Mehmet Yağız ve Umut her gün İnebolu sokaklarında karşılaştığımız velilerden.
Dalga geçen, kızdıran ve takılarak kendini O zatlardan üstün gördüğünü zanneden bazı kendini bilmezlerin, bir kaç dakika gülmek ve etrafını güldürmekten öteye gitmeyen davranışlarının desteklenmemesi gerektiğini düşünenlerdenim.
Hiç kimseye zararı olmayan, kendi halinde bir yaşamı benimseyen bu şahsiyetlere elimizden geliyorsa yardımcı olmalı, küçük talep ve isteklerine karşılık vererek büyük mutluluklarına vesile olmalıyız.
Kimin veli, kimin deli olduğunu, kimin pir, kimin Allah dostu olduğunu elbette ki hiç birimiz bilemeyiz. Hor ve hâkir görülen bazı insanların gerçek hâlini ancak Allah bilir.
O nedenle insanlara karşı doğru muamele etmeli, her daim hüsnü zan da bulunmalı, farklı davranışlarına anormal karşılık vermekten kaçınmalıyız...
En önemlisi; şu bakış açısını hayatımıza uyarlamalı ve YARADILANI SEVMELİYİZ, YARADANDAN ÖTÜRÜ.
| Bu haber 114 defa okunmuştur.