Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’ndeki restorasyon çalışmalarını inceledi. Bakan Ersoy’a, restorasyonu gerçekleştiren Güryapı Yönetim Kurulu Başkanı hemşehrimiz Hasan Gürsoy da eşlik etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya’daki çok katmanlı restorasyonun sürdüğünü, Sultanahmet’te çalışmaların tamamlandığını açıkladı.
Bakan Ersoy, İnebolu Evrenyeli hemşehrimiz Hasan Gürsoy’un sahibi olduğu Güryapı tarafından Ayasofya-i Kebir Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. İstanbul Valisi Davut Gül, hemşehrimiz Hasan Gürsoy ve bilim kurulu üyeleriyle birlikte sahayı gezen Ersoy, süreçlerin bilimsel yöntemler ve kurul denetimiyle sürdürüldüğünü belirtti.
Ersoy, Sultanahmet Camii’nde tarihindeki en kapsamlı restorasyonun tamamlandığını, Ayasofya’daki çok katmanlı uygulamaların ise planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini açıkladı. Restorasyonların ibadet ve ziyaret düzenini aksatmadan yürütüldüğünü vurguladı.
"Yaklaşık 2.800 metrekare alanda titiz bir süreçle bu sıvaları, biyolojik oluşumları temizledik. Derz ve örgü harçlarında Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bulgular tespit ettik. Biz de Bilim Heyetimizin onayıyla Bizans ve Osmanlı dönemlerine uygun el yapımı tuğla üretimini yaptırdık ve onarım çalışmalarında bunları kullanmaya başladık. Statik analizler çerçevesinde kuzeydoğu minaresinde şerefe altına kadar kontrollü söküm gerçekleştirildik. Kullanılabilir durumdaki taşların özgün yöntemlerle onarılarak yerlerine yeniden yerleştirdik" dedi.
MİNARENİN ÇALIŞMALARI DA TAMAMLANDI
Minarenin gövde, mukarnas, petek ve basamak bölümlerindeki yeniden örüm işlemlerinin tamamlandığını bildiren Ersoy, şerefe döşemeleri, korkuluklar ve püskül imalatlarının yapıldığını; bakır alem onarımı ile altın varak kaplama çalışmalarının da sonuçlandırıldığını kaydetti. Külah kaplama ve kurşun işlerinin ise devam ettiğini dile getirdi.
KUBBEDE GEÇİCİ ÇELİK ÇATI VE 43,5 METRELİK PLATFORM İLE KAPATILACAK
Ayasofya Kebir Camii'nin kubbesi, tarihin en muazzam mimari ve mühendislik örneklerinden biridir diyen Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: "Buradaki çalışmalarda da her adımı bu bilinçle atıyoruz. Kurşun örtüsünü kaldırırken, iç mekândaki mozaiklerin ve yapının hava koşullarından etkilenmemesi amacıyla geçici çelik çatı ve platform projelerini hazırlattık ve onayını aldık. İç mekânda da çelik platform kurulumunu tamamladık. Tabii bir kez daha altını özellikle çiziyorum; 43,5 metre yüksekliğindeki bu sistemin kurulumu öncesinde zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gerçekleştirdik. Bunların neticesinde verilen olumlu raporların ardından uygulamaya geçtik. Hiçbir işi bilimsel tetkikleri gerçekleştirmeden ve çağdaş restorasyon gereklerini karşılamadan yapmıyoruz değerli arkadaşlar. Harim bölümüne geçtiğimizde, buradaki mevcut mermer döşemeleri belgeleyerek dikkatle sökümlerini yaptık. Ardından hem yük dağılımını hem de zemin korumasını sağlayan çok katmanlı geçici bir döşeme sistemi uyguladık. Çelik platform imalatları da tamamlandı ve platforma erişim için asansör ve merdiven sistemi kuruldu. Geldiğimiz noktada geçici konvansiyonel çelik çatı kapsamında, kubbe eteğinde temel ve baza imalatları devam ediyor ve kubbe çelik elemanlarının üretimi atölyede sürdürülüyor."
YERALTI TÜNELLERİ VE MEZARLARI TEMİZLENDİ
Ersoy, Ayasofya Cami'nin yer altı tünelleri ve hipoje olarak bilinen yer altı mezar yapısına ilişkin yürütülen etüt ve temizlik çalışmalarına değinerek, spekülasyonlara meydan vermemek adına kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini önemsediklerini ifade etti.Ersoy, çalışmaların Batı Bahçe ve Kuzey Cephe Vezir Bahçe bölgelerinde bilimsel yöntemler ve uzman ekipler eşliğinde sürdürüldüğünü kaydetti.