12 yaşlarımdaydım ilk gurbet havasını teneffüs etiğimde. Doğup büyümeye başladığım köyümden ilçemize yani İnebolu’muza Kur’an Kursu’na yatılı olarak başladım. Sanırım özellikle erken yaşta böyle gurbete çıkan çocuklarda yuvasından ilk ayrılışı sebebiyle nemli bir sıla acısı veya sancısı yaşamıştır. Ben de bu ıstırabı derin bir şekilde yaşadım. Tuvalete girip gizli gizli gözyaşlarımı döktüğümü hiç unutamam. Köyümü, annemi babamı ve diğer aile fertlerini hemencecik özleyivermiştim.
Oysa nerden aklıma geldiyse ben istemiştim okumayı. Çevremde bende bu isteği uyandıracak bir örnek de yoktu. Ailem benim bu isteğimi olumlu karşılamış ve nihayet götürüp Kur’an Kursuna teslim etmişlerdi. Kursun katı disiplininden ziyade ailemden ve yuvamdan uzaklaşmak, uzakta kalmak o minicik yüreğime ağır gelmişti. Bu yüzden tenhalarda ağladığım yetmezmiş gibi uluorta yani zamansız patlayan hıçkırıklarımı kontrol edemiyor, her defasında boğazım düğümleniyordu.
Nihayet üç haftanın sonunda iki günlük bir ev iznine çıkabilmiştim. Tekrar kursa dönmek istemiyordum ama evdekilere de söyleyemiyordum. Herkes, yakın çevrem ve hatta bütün köylüler “okuyamadı, başaramadı” demesinler diye direndim.
Nihayet ilerleyen aylarda nispeten alışmıştım. Hâsılı Kur’an eğitimimi bitirdim. Sonrasında tahsil hayatım devam etti. Yani bununla birlikte gurbet hayatım da devam etti.
Lisede başlayan edebiyat ve özellikle şiir iştiyakım hayatımın bir parçası oldu. Beni bağrında büyüten bu şirin sahil kasabasında ona şiir yazmamak olmazdı. Şimdi izninizle İnebolu için yazdığım bir şiiri sizlerle paylaşmak istiyorum:
İNEBOLU'YA
Dört yana senden mi sıçradı renkler?
Bu mavi, bu yeşil, bu renkli demet!
Her akşam kıyında grilik bekler,
Gördüğüm en derin renkli keramet!
Gurbeti sessizce çağıran yüzün,
Sahilin tedirgin, denizin deli!
Hırçın bir bakıştır yokuşun, düzün,
Ayrılıkmış aşkın gerçek bedeli!
Şerife Bacı'nın kağnısı kayıp,
Sanki düşecekmiş şimdi gülleler!
Sen ey yetim sebil; ağlama ayıp,
Ne kavuşmak sahi; ne de gitmeler!
Şimdi her evde bir denizci rüya,
Duvarda raks eder aşı boyası!
Biz birer sevgili; bilsin be dünya;
Yaşamak besbelli; veda molası!
Ağustos/2015