Filistin İslâm ümmetinin kanayan yaralarından biri. Orada insanlık suçu işleniyor. Küresel emperyalizmin merhameti yok. Arkasına aldığı kimi Batılı güçlerin desteği ile çoluk çocuk, kadın ihtiyar demeden bir soykırım yapan İsrail’i durduracak bir güç çıkmadı maalesef. Bol bol protestolar, kınamalar. Daha ötesi yok! Henüz insanlığını yitirmemiş topluluklar, gösteri yapıp protesto ediyorlar. Tabi bu da sonuç vermiyor.
Türkiye de dâhil hiçbir İslâm ülkesi kalıcı bir çözüm üretemedi. Şartlar, dengeler falan derken orada insanlar öldürülmeye devam ediyor.
Ümmetin yüzyıllık imtihanı…
Bizler fert olarak üzülsek ve içimiz yansa da haliyle ciddi bir şey gelmiyor elimizden.
İlçemiz açısından bakıldığında sanki umursamaz bir hâli var.
Filistin/Gazze içerikli etkinlikler yapılamaz mı? Pekâlâ yapılabilir. Ne var ki hemen herkesin işi başından aşkın. Çok yoğunuz. Üstelik geçim derdi ve gelecek kaygımız var. Bu sebeple ahirete yatırım yapmak gibi “gereksiz”(!) çabalarımız yok denilecek kadar az.
Hiç değilse katil İsrail’e maddi destek sağlayan şirketlerin, kuruluşların, markaların ürünlerini boykot edebilsek, yani o ürünlerden uzak kalabilsek. Almasak! Bu da çok mu zor?
Maalesef hemşerilerimizin bu konularda duyarlılıkları yok!
Peki, neden? Bu işin şuuru yok!
Adam namazında niyazında, sırası çıktıkça ahkâm da kesiyor. “Madem bu coca cola’yı devlet neden yasaklamıyor?” Bakış açısına bakar mısınız? Dedim ki; “Kanunlar faizi de yasaklamamış, faiz de yiyebilir misin, göz göre göre?”
Bir yakınım geçenlerde telefon almış. Boykot marka. Hatırlattım. “Ya sahi, düşünemedim. Hata yaptım” diyeceğine “Öyleyse yasaklasınlar” dedi. Aslında bir suçluluk savunusuydu bu.
Müslümanlık namaza, oruca indirgendi. Her fert kendince bir din peydahladı, her ferdin kendi İlâhı var. Bir nevi kendileri üretiyor Tanrılarını. Allah ve Resûlüne mensup olduğunu yani Müslüman olduğunu söyleyen o dine, o Allah’a teslim olur. İcaplarını, vecibelerini tam olarak yerine getiremese de yanlışı doğru diye dayatmaz. “Ben yapamıyorum ama doğru olan o” der.
Geçen yıl alanda bir Gazze etkinliği düzenledik. Olması gereken kalabalık yoktu maalesef.
Öğrenciler arasında Gazze konulu şiir ve hikâye yarışması düzenledik. Güncellensin istedik. umduğumuz katılımı bulamadık!
Ne olacak bizim bu hazin hâlimiz?
Kapitalizm sömürüyor! Güç hâline getirilen parayı İlahlaştırdılar.
Vicdan göç etti!
Merhamet çok gerilerde kaldı.
Aileler dağılıyor.
Genç nesiller uçuk.
Gemisini yüzdüren kaptan. Altta kalanın canı çıkıyor.
Nereye gidiyoruz? Bunca yozlaşmanın sonu nereye varır, düşünmek bile insanı ürpertiyor.
Maddi olarak belirli bir seviyeye erişen hiçbir şeyi umursamıyor. Çevresinde aç açık aileler varmış, aldırmıyor. Oysa toplum dediğin fertlerin bir araya gelmesinden çok daha fazla bir şeydir.
Üç günlük bu hayat için bu kadar vahşileşmenin, bu denli tamahkârlığın gereği var mı? Her gün cenazeler oluyor, götürülüp mezarlığa bırakılıyor. Mirasını yakınları kapışıyor. Her şey bitiveriyor.
Ne para, ne mülk, ne makam ve ne de şöhret!.. Hepsi geride kalıyor. Hiçbir şeyin, hiç kimsenin yardımı ve desteği olmayan bir süreç başlıyor.
Çok güzel söylemiş söyleyen: “Kimse günahtan dolayı cehenneme gitmez, tövbesizlikten dolayı gider!”
Bütün her şeye rağmen erdemli insan olma ideali; sana ne çok ihtiyacımız var!
Allah yar ve yardımcımız olsun!