Şu soruları kendimize sormalıyız:
En son okuduğum kitaptan bu yana ne kadar zaman geçti?
En son ne zaman kitap aldım?
En son ne zaman birine kitap hediye ettim?
En son ne zaman okuduğum bir kitap hakkında inceleme yazısı yazdım?
En son ne zaman bir şiir kitabı yahut en azından bir şiir okudum?
Soruları çoğaltabiliriz.
Kendimizden başlamalıyız diyoruz ya hani… Erdemli insan olmanın yolu kitaptan geçiyor bana göre.
Kendimizin okumaya fırsatı olmazsa hiç değilse çoluk çocuğu okumaya teşvik etmeliyiz.
Bir kere evimizde küçük çaplı da olsa bir kütüphanemiz olmalı.
Kitap okumak, çocuk ve gençlerin derslerine de olumlu katkılar sağlayacaktır.
Kitap okumanın faydalarını sıralayacak değilim, zira bilmediğiniz şey değil.
Kitap tedarikinde maddi ve manevi imkânsızlık söz konusuysa elimizden geleni yapmaya hazırız.
Yurdunu ve toplumunu seven, ülkesinin geleceğini düşünen, birinci derecede çocuk ve gençleri kitapla buluşturur. Hamasi söylemlerle ve sloganlarla toplum geleceği inşa edilemez.
Nasıl bir ülke ve dünya tasavvur ediyoruz, bu ülke ve dünyaya giden yollar hangileridir? Bunun için ben nasıl bir insan olmalıyım? Hangi vasıflara sahip olmalıyım, olmalıyız?
Sürekli her şeyden şikâyetçi olmak yerine, dönüp kendimize bakmalı değil miyiz? Kötülüklerin ve çirkinliklerin bertaraf edilmesi için şimdiye kadar fert olarak ne yaptık? Hangi yanlışın üzerine pervasızca gidebildik yahut hangi doğruya somut bir şekilde destek verdik?
Kendimizi ve ailemizi düşünmekten ve onların gelecek tasasını çekmekten başka kaygımız oldu mu gerçekten?
Kabri, mahşeri, hesap gününü ve cennet ile cehennemi düşünerek geçirebildik mi tek günümüzü?
Git gide yaygınlaşan uyuşturucu ve kötü alışkanlıklara, tüketilen onca alkole, fuhuş ve kumar hastalığına karşı tek bir adım atabildik mi, kaç tane garibanın, mazlumun elinden tuttuk?
Yoksa biz de, Müslümanlığı ferdi ibadetlere indirgeyip, çevresinden ve toplumundan mesul olmadığını zanneden ve bu şekilde yani ferdi ibadetlerle cennete girebileceğini zannedenlerden miyiz?
Bütün mesele dünyaya, eşya ve hadiselere yutulmamak. İnsanlığımızı ve insaniliğimizi kemirmeye, silip süpürmeye memur her türlü olumsuz tesirlerden kendimizi korumak. İnsan olmak ve kalmak kısacası. Her türlü kötü ve olumsuz tesire karşı korumasız ve himayesiz olursak dışarıdaki kötü rüzgâr bizde insanlık ve Müslümanlık namına hiçbir şey bırakmaz. Biz bozulup dağıldıkça çevremiz de bozulup dağılmaya devam eder. Bu kötülüklerden bizi koruyacak zırh, bizi himaye edecek liman tek kelimeyle İslâmdır. Bundan başka koruyucu ve liman arayanlar hep hüsran oldular.
Dediğim gibi erdemli insan olmak ve kalmak kitaplarla, okumalarla gerçekleşebilir.
Ne ve nasıl okuyayım diyen varsa bizi bulsun, buyursun gelsin!