İnebolu'dan ayrıldığında ise, gittiği yerde arasa da bulamaz.
Bu lezzet anlatılmaz yaşanır.
Bazı yabancılar gövecin tadına ilk bakar ve içinde taze fasulye, patlıcan arar...
O sebzeler bizim İnebolu gövecinin özelliğini bozar.
O zaman menüde göveç değil de etli türlü yazar.
Evet müptelası olduğumuz Masterchef programında geçtiğimiz günlerde, bazı şehirlerin yöresel lezzeti olan ciğerin sabahları erken saatlerde tüketildiği konuşuluyordu.
İzlenme oranı yüksek olan bu tarz programlar şehirlerin ve yöresel lezzetlerin tanıtımına olumlu katkı sağlıyor ve bu tanıtımla o şehirler daha fazla ziyaretçiyle tanışıyor...
İnebolu'da bir asırı aşkın süredir sabahları tüketilen göveç alışkanlığının duyurulması ve ticaretin yoğun olduğu dönemlerde hamalların özellikle göveç yiyerek enerji depoladıklarının anlatılması gerekiyor.
Dolayısıyla yine yetkililere çok iş düşüyor, İnebolu'nun tanıtımı için bu tarz programların davet edilmesi, girişimlerinin şimdiden yapılması gayet yerinde bir karar gibi gözüküyor.
Yöresel lezzetlerle yapılacak tanıtım midelere, gözlere ve gönüllere girmekten geçiyor...
İyi biliyoruz ki yerel tatlar öncelikle rahat ulaşılabilir, sonrasında sürdürülebilir olursa, geçmişten geleceğe miras konumunu güçlendiriyor.
Gastronomide söz sahibi olmak, büyüklerimizden gördüğümüz metodu uygulamak ve unutturmamakla süregeliyor.